Hem dünyamız hem de Türkiyem için pek iç açıcı olmayan bir yılın sonuna geldik…Savaşlar, depremler, çatışmalar, trafik kazaları, ekonomik kriz, zamlar…
365 günlük ömrü vardı ve bu gece yerini 2012’ye bırakacak.Milyonlarca yurttaş evinde, eğlence merkezlerinde veya sokaklarda yeni yılın gelmesini kutlayacak.Yine başka milyonlarca yurttaşımız da uygun görmediği için yılbaşını kutlamayacak.Taraflar birbirlerini rahatsız etmediği, baskı altına almadığı sürece problem yok ki inşallah böyle bir şey olmaz…
Yazana sorarsanız çevrenizdekilere ve kendinize zarar vermediğiniz sürece kutlama yapılmasında sakınca yok fakat kutlama yapılmasına karşı olan iki grup var: dini açıdan kutlamaya karşı olanlar ve kutlamaların kültür emperyalizminin sonucu olduğunu savunanlar…
Hristiyanlar Hz. İsa’nın doğum gününü kutluyorlar ama ülkemizde Hallelujah söyleyerek kutlama yapan Hristiyan vatandaşlarımız dışında kimse olduğunu zannetmiyorum.Türkiye’de insanlar eski yılın sona erip yeni yılın gelmesini; yani takvimdeki dönümü kutluyorlar.Miladi takvim yerine başka bir takvim kullanılsa o takvime göre yeni yıl kutlanırdı çünkü dönümleri kutlamak Türkler için köklü bir gelenek.Türkler nevruzu da kutlar, hıdırellezi de, havalar ısındı mı yaylalara da kutlamalarla çıkar, soğuklar başladığında kışlıklara da kutlamalarla dönerler…Uzun lafın kısası Türkler her fırsatta eğlenirler…
![]() |
| Kapıdan Gelen Noel Baba |
Normalde iki çeşit yemek yapılan bir evde yılbaşı gecesi 4 çeşit yemek yapılması, meyve-çerez eşliğinde televizyonlarda eğlence programlarının izlenmesinde pek bir sakınca görmüyorum.Eğer kutlamalara karşı çıkılmasının nedeni o gece artan içki tüketimiyse içen adam zaten başka zamanlarda da içiyordur, içmeyen o gece de içmiyordur.Geceyi kutlama yerine daha ulvi işlerle geçirenlere de saygım sonsuz bu arada...
Yılbaşı kutlamaları kültürel emperyalizmin sonucudur Hristiyan adetidir diye karşı çıkanlar da globalleşen dünyada kültürel emperyalizmden kaçış olmadığını kabullenmek zorundalar ne yazık ki…Dünyanın siyasi ve ekonomik süper güçleri kimlerse onların dilleri, markaları ve kültürleri diğer kültürleri ister istemez etkileyecektir.Bir gün biz süper güç olursak dünya bizim markalarımızı kullanacak, bizim bayramlarımızı kutlayacak, bizim yediklerimizi yiyecek ve İngilizce’nin yerini Türkçe alacaktır…
Sony, LG veya Samsung televizyondan olan biteni izleyip, Ipad, Lenovo, HP bilgisayarla yazı yazıp, Iphone, Samsung veya Nokia telefon kullanarak arkadaşlarla konuşup emperyalizmden bahsetmek tutarsızlık değil mi?…Tıpkı Ankara Yüksel Caddesinde ayağında Nike veya Converse ayakkabı, sırtında Eastpak çantayla emperyalizm karşıtı sloganlar atıp, dergi satmaya çalışan gençler gibi…
Bu ülkede yakın zamana kadar Hristiyan vatandaşların Müslümanlarla iftar yaptıkları, Müslümanlarla Hristiyanların birlikte Noeli kutladıkları unutulmamalı…
Yeni yılın gelişi kutlansın ya da kutlanmasın yeter ki hoşgörü olsun.Birlik, sağduyu, barış, huzur, mutluluk, sağlık içinde güzel bir yıl diliyorum hepinize…
Not:Okuduğunuz alelacele yazılmış bir fikir yazısıdır, aceleyle yazılmış olmasa da fazla beklenti içine girmeyin zaten…Maksat edebiyat değil görüş ve düşünceleri aktarmak.
Saygılar…





