Bu sene en çok tartışılan konu başlığı bazı derneklerin "kesimsiz bağış kampanyaları" üzerine yoğunlaştı.Konunun bir uzmanı olmamakla birlikte elbette zor durumdaki insanlara yardım amacıyla bir yere bağışta bulunmak hem insani hem de dini açıdan takdir edilecek bir davranıştır.Ancak kurban ibadeti maddi durumu müsait olan müslümanlar için dini bir yükümlülüktür ve bu yükümlülüğü yerine getirmek gerekir.
Son birkaç yıldır bu ibadeti yerine getirmek daha da kolaylaştı.Bazı resmi kuruluşlar ve yardım dernekleri vekalet yoluyla kurban kesimini sizin adınıza üstlenip etleri gerek Türkiye'de gerekse dünyanın herhangi bir yerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorlar.Özellikle internet aracılığıyla ibadetinizi çok kolay bir şekilde yerine getirebiliyorsunuz.E tabi ki böyle büyük bir pazar; insanımızın hassasiyetlerini sömürmek isteyen bazı dolandırıcıların da dikkatinden kaçmadı.Dolandırıcılık hali hazırda büyük bir suç suç ve günahken bir ibadeti dolandırıcılığa alet etmenin ahiretteki cezasını düşünemiyorum bile...Hem kurban döneminde hem de sonrasında bağışta bulunacağınız kurumu özenle araştırın ve en güvendiğiniz yere bağışta bulunun.Çoğu insanımız yine kurbanının kendi gözü önünde kesilmesini tercih edecek.Bir önemli sorun da burda ortaya çıkıyor.Uygun olmayan yerlerde kurban kesimi yapılmamalı.Hem çevremizde hem de basın aracılığıyla sokak kenarlarında, parklarda, apartman girişlerinde hatta evlerin banyolarında bile kesim yapıldığına şahit olduk.Bu hem toplu yaşamanın kurallarına uymuyor hem de önemli bir hijyen problemine neden oluyor.Kimsenin kimseyi ibadet amaçlı bile olsa pis bir yerde yaşamak zorunda bırakması hoş değil.Eğer kurban kesilmesi için uygun bir bahçeniz varsa orda kesiminizi yapın yoksa belediyelerin kesim için tahsis ettiği yerleri tercih edin.Belediyelerin de denetimleri ciddi bir şekilde yerine getirmeleri gerekiyor.
Kesilmek için bekletilen hayvanın da önceden kesimi yapılan hayvanları görmesi de ibadeti zedeleyen unsurlardan, özellikle toplu kesim yapılan yerlerde de bunun olmamasına özen göstermek gerekiyor.
Eli biraz yatkın olan birçok kişi kesimi bir kasaba yaptırmak yerine kurbanını kendisi kesmeyi tercih edecek ve yine bayramın ilk akşamı bir başka kurban bayramı klasiğini izleyeceğiz; sahibinin elinden kaçan kurbanlıklar ve kurban yerine kendi elini kolunu kesenler...Profesyonel değilseniz bırakın kesimi kasaplar yapsın.Hem kendinize hem de kurbanlık hayvana eziyet etmeyin.Küçük çocukların hafızasında kurban bayramı vahşet günü olarak kalmasın...
Kesim yapanlar; kurbanın felsefesine uygun hareket etmeli.Kesimden sonra göstermelik birkaç parça eşe dosta dağıtıp geriye kalan önemli bir kısmını derin dondurucuda saklayarak uzun bir süre tüketecekleri eti temin edenler; kesinlikle ibadet yaptığınızı iddia etmeyin ya da kendinizi kandırmayın işin özünün en azından kurban bayramında fakir fukaranın et yemesini sağlamak olduğunu unutmayın...Şunu bilin ki aslında ihtiyaç sahiplerine ne kadar dağıtırsanız o kadarıdır size kalan...
Bir de kurban kesme olayına tamamen karşı olanlar var ki o bambaşka bir konu...Vejeteryanlar için birşey diyemem ama hergün hamburger, döner yiyip kurban kesimine karşı çıkanlar komik duruma düştüklerini bilmeliler...O yediğiniz etler ağaçta yetişmiyor değil mi?
Bayram gününün normal bir tatil günü olmadığını hissedin, sevdiklerinizi ziyaret edin, uzaktalarsa telefon edin hiç değilse mesaj gönderin...Uzun yola çıkanlar çok dikkatli olun.Miniklere imkanınız varsa cüzzi de olsa harçlık vermeye çalışın...Bayramda tatil yapıyorsanız benim gibi çalışmak zorunda olanları unutmayın ve halinize şükredin...
Herkese sevdikleriyle birlikte dertsiz, tasasız şahane bir bayram diliyorum...
(Karikatür: Selçuk Erdem/Penguen)


