Hoşgeldin Ziyaretçi...

Hoşgeldin Ziyaretçi...Öncelikle bu blogun belli bir konusu ve konsepti yoktur.Aklıma gelenleri konu ayrımı yapmaksızın, aylaklığı atlatıp yazabilirsem buraya eklerim.Dolayısıyla karmakarışık bir "blog"tur görmekte olduğun...

12 Kasım 2011 Cumartesi

SEBAHATTİNLER, CEMLER VE MEDYA MAHALLESİNİN ARKA SOKAKLARI

Van’da yaşanan 2. Depremin ardından DHA Muhabirleri  Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir göçük altında kalmıştı.Umutla bekledik, olmadı…5.6 şiddetindeki depremin 55 saat sonrasında cansız bedenlerine ulaşıldı.Evet deprem 5.6 şiddetindeydi.Güvenli diye müşteri kabul etmeye devam eden Bayram Oteldi tabutları…Alternatif az olsa da kalabilecekleri daha kaliteli daha güvenli oteller vardı Van’da ama Bayram Otelde kaldılar çünkü Bayram  Otel ucuzdu…
Gazetecilerin canları da ucuzdu zaten…Bir Cem gider bin Cem gelir…Laf olsun diye değil gerçekten öyle…
“Gazete, ajans, televizyon” bunlar janjanlı kelimeler…”Muhabir, spiker, kameraman, yönetmen” bunlar zengin-fakir birçok gencin hayalini süsleyen meslekler…Hatta bu tür bir iş bulabilmek için araya tanıdık, eş-dost yani “torpil” de sokuluyor.
Bazen de medya sektöründe staj yaparsın sonrasında staj yaptığın yerde kalmak için canını dişine takarsın.Şanslıysan üç aşağı beş yukarı asgari ücret kadar bir maaşla çalışmaya başlarsın, o kadar şanslı değilsen belki kadro alırım umuduyla bedava çalışırsın aylarca hatta yıllarca…”Sigorta mı?”O da ne?Hep yaptığın haberde ya da çalıştığın program sonrasında jenerikte adının yazmasıdır ama olmaz çünkü sigortasız çalışıyorsundur, çalıştığın kuruma “beni sigortasız çalıştırıyorlar” diye dava açarsan ya da başına bir iş gelirse delil olarak kabul edilmesin diye…Bu butik medya kuruluşlarında da böyledir dev medya kurumlarında da… Utana sıkıla ailenden para istemeye devam edersin.Deplasmandaysan ailenin “dön artık memlekete” çağrılarına direnmeye çalışırsın, ağlarsın, sızlarsın…
Çoğu zaman direncin kırılır; ya memleketine dönersin ya da başka bir sektörde iş bulup hayallerinden vazgeçersin.Bu arada seni yıllarca bedavaya çalıştıran kurum senin yerine bedavaya çalışacak birisini hemen bulur.Zaten gelen bütün stajyerler de potansiyel rakibin değil midir?
Kurum ya da yöneticilerden biri seni çok başarılı bulursa sigortan yapılır, resmen çalışmaya başlarsın.Evlenirsin, çocuğun olur, üç kuruş para yetmez hale gelir; zam istemek için yöneticinin yanına gidersin, “memnun değilsen istifa edebilirsin, çok daha az paraya çalışabilecek bir sürü genç var” tavsiyesini alarak odadan çıkarsın.Yalan da değildir; her yıl binlerce genç mezun oluyor iletişim fakültelerinden, bunlara bir de mesleğe ilgisi olan diğer gençleri de ekle…İş ilanı verseler en küçük şehirde bile kapının önünde kuyruk oluşabilir ki buna gerek kalmaz…
Çekimlerde kameranıza yüksek ihtimam gösterirsiniz çünkü bilirsiniz ki o binlerce dolar ederindedir.Siz varın kötü yemeklere ve üçüncü sınıf otellere talim edin.
Kolay kolay da vazgeçemezsin çünkü mesleğin; aşka, tutkuya dönüşmüştür.Yani bir çeşit mazoşist olmuşsundur…
Tabi her şey bu kadar içler acısı değil…Çok güzelsindir ekran önünde güzel bir yer kaparsın.Yeteneğin yok mu?Farketmez, güzelsin ya bu yeter…Ya da nüfuzlu bir aileden geliyorsundur; gemin yürür…
Çok baba bir iş patlatırsın, yeteneğinin farkına birçok kişi varır, yırtarsın.Eğer yırttıysan bu fırsatı çok iyi değerlendirmelisin.Yaşın geçmeden kendi programını yapmalı, önemli gazetelerin birinde köşe kapmalı veya yöneticiliğe adım atabilmelisin.Aksi taktirde yavaş yavaş uydu üzerinden yayın yapan popülaritesi düşük kanallara doğru yol alır, yavaş yavaş unutulursun…
Durum budur; medya mahallesinin arka sokaklarında bunlar yaşanır, tıpkı süslü püslü rengarenk vitrinli pastanelerin hemen arkasındaki küçük böceklerin cirit attığı içler acısı durumdaki imalathaneler gibi…
Güle güle Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir; göçük altında yaşadınız yine göçük altında canlarınızı verdiniz…Sizin gibi mesleğine aşık insanlar, vicdansız patronlar ve sessiz çoğunluklar olduğu sürece bir Sebahattin ve Cem hayatını kaybedecek, binlercesi doğacaktır…(Yazan  ve birçok yakın arkadaşı da anlatılanların önemli bölümünü yaşamıştır... )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder